Present Simple vs Present Continuous: Zamanların karşılaştırması

Cicero «Zamanlar, ahlaklar hakkında»— dedi
«İngilizce zaman hakkında! » — haykırıyoruz biz— «Sizinle zamanları nasıl öğreneceğiz, nasıl anlarız! »

Benzer zamanları kendi aralarında karşılaştırmak— yararlı bir yaklaşımdır: Present Continuous vs Present Simple, Present Perfect vs Past Simple vs. Yeni bölümde bunlar üzerinde çalışacağız.

«Isınma» için basit bir çift alalım: Present Continuous ve Present Simple. Ama sinema ve dizilerden canlı örneklerle bunu oluşturmanızı öneriyorum. Şöyle oldu, «Annenle nasıl tanıştım» dizisini izlemeye başladım, işte kendime ondan örnekler almaya izin veriyorum.

Peki, ne yapacağız: iki zamanın temel kullanım durumlarını karşılaştıralım. Anlaşılır olması için aynı fiilerin örneğini karşılaştıracağız.

Örnek № 1

Present Simple temel kullanım durumlarından biri bilinen gerçeklerin, basit doğruların iletimi. Diziden örnek alalım.

İkinci sezonun birinci bölümü: Lily Marshall’ı terk etti ve o depresyona girdi. Dizi boyunca kahraman bu durumdan çıkmaya çalışıyor ve sonunda başarılı oluyor. Arkadaşlar barda oturuyorlar, sohbet ediyorlar ve gülüşüyorlar, fonda bir şarkı çalıyor.

I try to laugh about it (Buna gülmeye çalışıyorum)
Cover it all up with lies (Bütün her şeyi yalanla kapatmak)
I try to laugh about it (Buna gülmeye çalışıyorum)
Hiding the tears from my eyes (Gözlerimde gözyaşlarımı saklıyorum)
‘Cause boys don’t cry (Çünkü erkekler ağlamaz)


Erkek çocuklar (Adamlar, delikanlılar) ağlamaz—bazıları için tartışmalı bir konu, ama gerçek. Herkes tarafından bilinen bir doğru.

Present Continuous’un ilk ve temel kullanım durumu — konuşma anında gerçekleşen eylem(now). Diziden örnek: İlk sezonun 9.bölümünden, Lily gözyaşlarını dökerken, Marshall ve Lily arasında geçen dokunaklı bir konuşma. Lili to cry fiilini Present Continuous şeklinde kullanıyor.

Lily: Great, now I’m crying (Harika, şimdi ağlıyorum.)


Ve biz konuşma anında Lily’nin nasıl ağladığını görüyoruz.

ÖZETLEYELİM:

 Present Simple  Present Continuous
 Bilinen gerçeklerin, basit doğruların iletimi için.  Konuşma anında gerçekleşen eylemi ifade için.

 

Örnek № 2

Present Simple’ın temel kullanım durumlarından biri de, bir şeye ya da bir kişiye ait karakter özelliğinin tasviridir. İlk bölüme gidelim ve bir örnek bulalım. Dizinin ana kahramanı Ted Mosby barda bir kızla tanışır. Arkadaşları Marshall ve Lily’e koşarak gelir ve onlara kız hakkında anlatır.

Ted: Marshall, how have I always described my perfect woman? (Marshall, mükemmel kadınımı her zaman nasıl tarif ederdim?)
Marshall: Let’s see. She likes dogs? … She drinks Scotch? (Bakalım… Köpekleri seviyor mu? Scotch içiyor mu? (İskoç viskisi))

Olay konuşma anına bağlı değil: Viski içen Robin’i görmüyoruz.

Present Simple şeklindeki to drink fiili öznenin niteliğini, karakteristik özelliğini belirtir. O şimdiki zamanda gerçekleşir, fakat konuşma anına bağlı değildir.

Hadi onu Present Continuous’un temel anlamıyla karşılaştıralım. 2.sezon 18.bölüm. Barney Stinson (çak bir beşlik!) Ted’in yığılmış mobilyaları nedeniyle, daireyi anımsatan kamyona kızı davet etti. Kız olanlara şaşırıyor ve aynı to drink fiilini kullanıyor, fakat Continuous olarak.

Sara: Oh, my God. We’re drinking champagne in the back of a moving van. (Aman Tanrım, Eşya taşıma kamyonunun arkasında şampanya içiyoruz.)


Bu sefer olay konuşma anına bağlıdır. Biz kadehleri, şampanyayı ve nasıl yudumladıklarını görüyoruz.

ÖZETLEYELİM:

 Present Simple  Present Continuous
 Öznenin konuşma anına bağlı olmayan sürekli özelliklerini belirtmek için.

 

 Konuşma anında gerçekleşen olayı ifade etmek için.

 

 

Present Continuous’un bir tane daha kullanım durumunu ekliyorum: konuşma anında olmasa da, şimdiki zaman diliminde gerçekleşen, uzun eylemlerin ifadesi için. 1.sezonun 2.bölümü. Robin Ted hakkındaki izlenimlerini anlatıyor.

Robin: I mean, he’s sweet, he’s charming, he’s just looking for something a little bit more serious than I am. (Yani. o tatlı, büyüleyici. Sadece benden daha ciddi düşünen birisini arıyor).


Ted ideal eşini uzun zamandır arıyor. Bu şimdiki zamanda gerçekleşiyor, fakat konuşma esnasında değil.

ÖZETLEYELİM:

Present Continuous konuşma anında gerçekleşmesi şart olmayan, şimdiki zamanda uzun süren eylemler hakkında konuştuğumuzda kullanılır.

Örnek № 3

Devam edelim. Tekrar Present Simple ve Present Continuous’un kullanım durumlarını kıyaslayalım.

Present Simple üçüncü kullanım şeklini herkes biliyor: alışılmış, sürekli tekrarlanan hareket. 1.sezon 2.bölümü. Kadınların erkeği Barni başka bir kızla tanışır ve ona partide birini tanıyıp tanımadığını sorar.

Barney: Do you know anyone at this party?
A girl: I work with Carlos.

Kız onun için sürekli olan eylemleri hakkında konuşuyor: Carlos diye biriyle çalışıyor. Biz bu anlamda sık sık: always, often, usually, every day gibi kelimelerin eşlik ettiğini biliyoruz.

FAKAT! Bu örneği nasıl açıklayabiliriz: aynı bölümde Robin Ted’e ondan hoşlanmasına rağmen, neden birlikte olamayacaklarını açıklıyor.

Robin: I only moved here in April, and I’m always working. (Daha yeni Nisan’da buraya taşındım ve sürekli çalışıyorum).

Eylemin sürekli ve alışılmış olduğunu görüyoruz. Always zarfını görüyoruz. Fakat Present Continuous kullanılmış. Sorun nedir? Burada negatif duyguların ifadesi için devam eden zamanın kullanım durumu söz konusudur.

You are always putting a wrong address on the envelope. (Sen her zaman zarfa yanlış adresi yazıyorsun).

Present Continuous bu durumda çileden çıkarıyor: Bu ne kadar devam edebilir?!

ÖZETLEYELİM:

 Present Simple  Present Continuous
 Alışılmış ve sürekli eylemin ifadesi için.  Gibi zarflarla negatif duyguların ve hoşnutsuzluğun ifadesi için.

 

Örnek № 4

Ve karşılaştırmanın son bloğu: Present Simple gelecekte planlanmış eylemin ifadesi için, trenlerin, otobüslerin,mağazaların, bankaların v.b. tarifeleri hakkında bahsedilirken kullanılır.

4.sezon,2.bölüm. Marshall dünyadaki en lezzetli burgerı nerede yediğini anlatmak için Ted’e gelir. Ted onu hemen şimdi tatmak ister. Marshall ise New York’taki işletmelerin bu kadar «geç saate kadar » çalışıp çalışmadıklarından emin değildir.

Ted: I want one of those burgers right now! Do you think they’re still open? (Bu burgerı hemen şimdi istiyorum. Ne dersin, onlar hala açıklar mıdır?)
Marshall: I don’t know. Does stuff in New York stay open past 9:30? (Bilmiyorum. New York’taki işletmeler saat 21:30’dan sonra mı çalışıyor?)

Present Continuous Gelecekte planlanmış eylem hakkında bahsedilirken kullanılır. FAKAT! Yakın zamandaki şahsi planlar hakkında bahsedilir. 1.bölüm,1.sezon. Marshall Lily’e akşam evlenme teklif etmeyi planlıyor ve bunu Ted ile görüşüyor. Sonra Ted’in akşam ne yapacağını merak ediyor.

Ted: My God, you’re getting engaged tonight. (Aman Tanrım, bugün sen nişanlanıyor musun?)
Marshall: Yeah. What are you doing tonight? (Evet. Akşam için ne tür programların var?)

ÖZETLEYELİM:

 Present Simple  Present Continuous
 Gelecekte planlanmış eylemin ifadesi için. Trenlerin, otobüslerin,mağazaların, bankaların v.b. tarifeleri hakkında bahsediliyor.  Gelecekte planlanmış eylemin ifadesi için. Şahsi planlar hakkında bahsediliyor.

 

Sıradaki makaleyi bekleyecek misin?

Canlı örneklerin harika olduğu hususunda hemfikir olduğunu düşünüyorum! Bir dahaki sefere daha zor çiftler ele alalım: Present Perfect ve Past Simple. Tekrar temel farklılıkları bulalım, dizilerden ve filmlerden örnekler üzerinde duralım. Anlaştık mı?