İngilizcede cümleler bile kısaltma olabiliyor.

Örneğin, MYOB = mind your own business (kendi işine bak)

Aşağıda mesajlarda, sosyal ağalarda, forumlarda v.s. kullanılan bir liste dolusu İngilizce kısaltmalar bulursun. İngilizce konuşan muhatapların senden ne istediğini anlaman için onu bütün ayrıntılarıyla incele.

sms

Önsöz olarak: İngilizce Konuşmalarda Kullanılan Kısaltmalar

Kuşkusuz ki, İngilizce kelime kısaltmalarını mümkün oldukça sadece resmi olmayan yazışmalarda, yani özel mesajlarda, sohbetlerde v.b. kullanmak. Bunun yanı sıra 13 yaşındaki bir kız öğrencinin neredeyse tamamen İngilizce kısaltmalardan oluşan bir kompozisyon yazdığına dair bir olay bilinir. İşte onun bir parçasını okuyup yazdıklarını anlamaya çalış:

My smmr hols wr CWOT. B4, we used 2go2 NY 2C my bro, his GF & thr 3 :- kids FTF. ILNY, it’s a gr8 plc.

Yapabildin mi? Şimdi ise «tercümesini» oku:

My summer hols (holidays kısaltması) were a complete waste of time. Before, we used to go to NY (New York) to see my brother, his girlfriend and their 3 kids face to face. I love New York, it’s a great place.

Gördüğün gibi İngilizce yazı kısaltmaları alttaki durumlardan oluşur:

  • Sayılar kullanımı(4, 8)
  • Harflerin adları (R = are, C = see)
  • Sesli harflerin atılması (smmr = summer)
  • Akronim (sadece baş harflerden oluşan kısaltma türü) kullanımı (ILNY = I love New York).

Böylece, İngilizce kısaltmalar sözlüğümüze geçiyoruz.

Argo Hazretleri: İngilizce Kısaltmaların Açıklaması

Yazıda kısaltmaların tercümesi verilecek. Ancak ek açıklamalar gerektiğinde onları veririz. Enjoy!

& = and (ve)

0 = nothing (hiçbir şey)

2 = two, to, too (iki, to edatı, da/de)

2DAY = today (bugün)

2MORO / 2MROW = tomorrow (yarın)

2NITE / 2NYT = tonight (bu gece, bu akşam)

2U = to you (sana)

4U = for you (senin için)

4E = forever (sonsuza kadar)

AFAIK= as far as I know (bildiğim kadarıyla)

ASAP = as soon as possible (ilk fırsatta, olur olmaz)

ATB = all the best (hoşça kalın)

B = to be (olmak)

B4 = before (…dan önce)

B4N = bye for now (görüşmek üzere)

BAU = business as usual (zor duruma rağmen işlerin her zamanki gibi devam ettiği anlamına gelen bir deyim)

BBL = to be back later (daha sonra geri dönmek, daha sonra olmak)

BC = because (çünkü)

BF = boyfriend (genç adam, delikanlı, boyfriend)

BK = back (geri)

BRB = to be right back (yakında dönmek). Örneğin, biriyle chat yapıyorsun, fakat kısa bir süre için ayırılmak zorundasın. BRB (yakında dönerim) diye yazıp işine bakıyorsun.

BRO = brother (kardeş)

BT = but (fakat)

BTW = by the way (konu açılmışken, bu arada)

BYOB / BYO = to bring your own booze, to bring your own bottle («kendi alkolüyle»). Parti sahibi misafirlere içki ikram etmeyeceği halde davete üzerinde yazılır. Bu arada System Of A Down grubunun B.Y.O.B. diye bir şarkısı var. (Bring Your Own Bombs Bottle yerine).

Şarkı sözlerini burada oku.

C = to see (görmek)

CIAO = goodbye (görüşmek üzere, by). İngilizce yazışmalarda bu kısaltma İtalyanca Ciao dan türemiş ve telaffuzu da tam da böyle: çao).

COS / CUZ = because (çünkü)

CUL8R = call you later / see you later (daha sonra ararım/daha sonra görüşürüz)

CUL = see you later (daha sonra görüşürüz)

CWOT = complete waste of time (boşa zaman harcaması)

D8 = date (tarih, randevu)

DNR = dinner (akşam yemeği)

EOD = end of debate (tartışmanın sonu). Tartışma sırasında onu durdurmak istendiğinde kullanılır: That’s it, EOD! (tamamdır, tartışmayı keselim!)

EZ = easy (kolay, basit rahat)

F2F / FTF = face to face (yüz yüze)

F8 = fate (kader)

FYI = for your information (bilgin olsun)

Ayrıca, en iyi 33 Britanyalı argo sözcüğü okuyunuz

GF = girlfriend (kız arkadaşı, girl friend)

GMTA = great minds think alike (deyim: «Büyük akıllar aynı düşünür »).

GR8 = great (harika, mükemmel v.s.)

GTG = got to go (gitmek zorundayım)

HAND = have a nice day (iyi günler)

HB2U = happy birthday to you (doğum günün kutlu olsun)

HOLS = holidays (okul tatili, yıllık izin)

HRU = how are you (nasılsın?, işler nasıl)

HV = to have (sahip olmak)

ICBW = it could be worse (daha kötü olabilirdi)

IDK = I dont know (bilmiyorum)

IDTS = I don’t think so (böyle düşünmüyorum, sanmıyorum, katılmıyorum)

ILU / Luv U = I love you (seni seviyorum)

IMHO = in my humble opinion (benim mütevazı fikrime göre)

IYKWIM = if you know what I mean (neden bahsettiğimi anlıyorsan)

JK = just kidding (sadece şaka yapıyorum, bu bir şaka)

KDS = kids (çocuklar)

KIT = to keep in touch (bağlantıda kalmak)

KOTC = kiss on the cheek (yanağından öpücük)

L8 = late (geç, geçenlerde, son zamanlarda)

L8R = later (daha sonra)

LMAO = laughing my ass out (öylesine komik ki, beşinci noktam gülmekten bayıldı).

LOL = laughing out loud (bir öncekisine benzer anlamda)

LSKOL = long slow kiss on the lips (Fransız öpücüğü)

LTNS = long time no see (uzun zamandır görüşmeyeli)

long_time_no_see

Luv U2 = I love you too (bende seni seviyorum)

M8 = mate (ahbap, arkadaş, kanka). Argo kelimesi mate, dude sözcüyle hemen hemen aynı anlamda kullanılır (kanka, çocuk v.s.): Hey, mate, what’s up? (Hey kanka, nasıl gidiyor?)

MON = the middle of nowhere (“çok uzakta, dünyanın öbür kenarında” anlamına gelen bir deyim)

MSG = message (mesaj, ileti)

MTE = my thoughts exactly (kafamdakileri okuyorsun, aynı düşünüyorum)

MU = I miss you (seni özlüyorum)

MUSM = I miss you so much (seni çok özlüyorum)

MYOB = mind your own business (kendi işine bak, başkası seni ilgilendirmesin)

N2S = needless to say (zaten anlaşılıyor, çok açık ki..)

NE1 = anyone (herhangi biri)

NO1 = no one (hiç kimse)

NP = no problem (sorun yok)

OIC = oh, I see (anladım). Muhatabına söz konusu ne olduğunu anladığını göstermek istediğin durumunda kullanılır.

oh-i-see

PC&QT — peace and quiet (sessizlik ve huzur). En sık daha sakin bir hayat istendiği kontekstte kullanılan bir deyim: All I want is a little peace and quiet (Tüm istediğim şey biraz sessizlik ve huzur).

PCM = please call me (lütfen, beni ara)

PLS = please (lütfen)

PS = parents (ebeveyinler)

QT = cutie (tatlım)

R = are (to be fiilin şekli)

ROFL / ROTFL = rolling of the floor laughing (gülmekten yerlere yıkılıyorum)

RUOK = are you ok? (iyi misin? Her şey yolunda mı?)

SIS = sister (kızkardeş)

SKOOL = school (okul)

SMMR = summer (yaz)

SOB = stressed out bad (çok stresli hissetmek)


Bu ifadenin ayrıntılı açıklaması videoda var

SOM1 = someone (biri)

TGIF = thank God it’s Friday (Şükürler olsun, bugün Cuma)

THX = thanks (teşekkürler)

THNQ = thank you (sana teşekkür ederim)

TTYL = talk to you later (daha sonra konuşuruz)

U = you (sen)

WAN2 = to want to (istemek)

WKND = weekend (hafta sonu)

WR = were (to be fiilin şekli)

WUCIWUG = what you see is what you get (ne görüyorsan onu alırsın)

WYSIWYG
Heinz markalı ketçabın kreatif posterleri için kullanılmış bir ifade

Bu ifadenin birkaç anlamı var:

  1. İçeriği düzeltme sürecinde aksettirildiği ve nihai ürüne en çok benzeyen gözüktüğü uygulama programların veya web interfacelerin özelliği.
  2. Konuşan gizli bir şey olmadığını, her hangi bir sır, tehlike ve engel olmadığını göstermek istediğinde kullanılan tanım.

Dürüst ve açık sözlü insanın tanımı olarak da kullanılabilir:

He is a what-you-see-is-what-you-get kind of person. (O, “ne görüyorsan o, içi dışı bir” olan insan tiplerinden)

Ayrıca, bu deyimi örneğin, vitrindeki ürünün alacağımız üründen hiçbir farkı olmadığına bizi ikna etmeye çalışan dükkan satıcılar kullanabilir:

The product you are looking at is exactly what you get if you buy it. What you see is what you get. The ones in the box are just like this one. (Bu ürünü satın alırsanız şuan tam da gördüğünüzü alırsınız. Kutuda olan ürün birimleri bunun tıpkı aynısı).

X = kiss (öpücük)

XLNT = excellent (mükemmel, şahane)

XOXO = hugs and kisses (kucaklamalar, koklamalar ve öpücükler)

YR = your / you’re (senin/sen + to be fiilin şekli)

ZZZ.. = to sleep (uyumak). Muhatabına artık çok uykusunu geldiğini ve neredeyse uykuya dalacağını göstermek isteyen kişi tarafından kullanılan kısaltma.

Son Olarak da: İngilizcede Modern Kısaltmaları Nasıl Anlamalı

Gördüğün gibi, tüm İnternetteki İngilizce kısaltmaların, prensiplerini yazımızın en başında incelediğimiz belli bir mantığı var. Dolaysıyla, onları birkaç kez gözden geçirmen onları kolayca kullanman ve en önemlisi anlaman için yeterli olacak. CUL8R, M8