İngilizcede bazı kelimeler arasında birleşebilir bazıları ise birleşemez.

quick food — fast food

a fast shower — a quick shower

Bundan dolayı tavsiyemiz: sadece tek tek kelimeleri değil, meşhur İngilizce deyimleri de öğren.

Kelimeyi tek olarak öğrendiğinde bile hemen onu kullanabileceğin bir kontekst ara. Bu konteksti aşağıda bahsettiğimiz sözlüklerde bulursun. Yeni kelimeler nasıl daha iyi ezberlenir konusuna özel bir yazı ayırırız. Bugünkü söz konumuz ise tam da deyimler.

keep_calm

İngilizcede Kalıplaşmış İfadeler Listesi Ve Çevirisi

Evet, uzun olmayan yaklaşık 140 ifade içeren bir liste hazırladık. Sadece bu sayfayı sayfa şeridine kaydet ve yavaşça kalıpları öğren. Kuşkusuz ki, bunlar ifadelerin tamamı değil. Tam da bu yüzden aşağıda özel sözlükler hakkında bilgiyi bulacaksın.

Bir de her ihtimale karşı aklında bulunsun: deyimler — sıkça birlikte kullanılan ve ana dili olan kişi için kulağa doğal gelen kalıplaşmış 2 ve daha fazla sözcük içeren ifadeler. Bu isim + sıfat, isim + fiil, fiil + zarf v.b. olabilir. (+ edatlar ve artikeller).

Kalıplaşmış İfadelerin İngilizceden Çevirisi

1. To Do Fiilini İçeren İngilizce Kalıplaşmış İfadeler

To do someone a favour (Birine iyilik yapmak)

friends

To do the cooking (Yemek pişirmek)

To do the housework (Ev işlerini yapmak)

To do the shopping (Alışveriş yapmak)

To do the washing up (Bulaşık yıkamak)

To do your best (Gayret etmek)

To do your hair (Saçını taramak)

2. To Have Fiilini İçeren İngilizce Kalıplaşmış İfadeler

To have a good time (İyi zaman geçirmek, daha sık bir dilek olarak kullanılır)

To have a bath (Küveti doldurarak banyo yapmak)

To have a drink (İçki içmek)

To have a haircut (Saçını kestirmek)

To have a holiday (İzin veya okul tatiline sahip olmak)

To have a problem (Probleme sahip olmak, probleme rastlamak)

houston_we_have_a_problem

To have a relationship / to be in relationship (İlişkide olmak)

To have lunch (Öğlen yemeği yemek, lança sahip olmak)

To have sympathy (Sempatize etmek)

3. To Break Fiilini İçeren İngilizce Kalıplaşmış İfadeler

To break the law (Kanunu ihlal etmek)

Break a leg (Resmi olmayan: Şans dilerim!)

To break a promise (Sözünü tutmamak)

To break a record (Rekor kırmak)

To break someone’s heart (Birinin kalbini kırmak)

To break the ice (Deyim: buzları eritmek, durumu yumuşatmak için ilk adımı atmak, başlangıç yapmak)

To break the news to someone (Önemli haberleri birine bildirmek)

To break the rules (Kuralları ihlal etmek)

4. To Take Fiilini İçeren İngilizce Kalıplaşmış İfadeler

To take a break (Ara vermek)

To take a chance (Risk almak, fırsatı kullanmak)

To take a look (Göz atmak)

To take a rest (Dinlenmek)

To take a seat (Oturmak)

take_a_seat

To take a taxi (Taksi çağırmak)

To take an exam (Sınava girmek)

To take notes (Not almak)

To take someone’s place (Birinin yerini almak)

5. To Make Fiilini İçeren İngilizce Kalıplaşmış İfadeler

To make a difference (Fark etmek, anlamlı olmak, esaslı olarak durumu değiştirmek)

To make a mess (Ortalığı dağıtmak)

To make a mistake (Hata yapmak)

To make a noise (Gürültü yapmak)

Lets-Make-Some-Noise

To make an effort (Gayret etmek)

To make money (Para kazanmak)

To make progress (İlerlemek)

To make room (Biri için kalacak yeri hazırlamak)

To make trouble (Problem yaratmak)

6. To Catch Fiilini İçeren İfadeler

To catch the bus (Otobüsü yakalamak)

To catch a ball (Topu yakalamak)

To catch a cold (Soğuk algınlığı kapmak)

To catch a thief (Hırsızı yakalamak)

To catch fire (Tutuşmak)

To catch sight of (Görmek, fark etmek)

To catch someone’s attention (Birinin dikkatini çekmek)

To catch someone’s eye (Birinin ilgisini çekmek)

To catch the flu (Grip olmak)

7. To Pay Fiilini İçeren Kalıplaşmış İfadeler

To pay respect (Saygıyı ifade etmek)

To pay a fine (Cezayı ödemek)

To pay attention (Dikkat etmek)

pay-attention

To pay by credit card (Kredi kartıyla ödemek)

To pay cash (Nakit ödemek)

To pay interest (Faiz ödemek)

To pay someone a visit (Birini ziyaret etmek)

To pay the bill (Hesabı ödemek)

To pay the price (Ücret ödemek)

8. To Keep Fiilini İçeren Kalıplaşmış İfadeler

To keep the change (Para üstü kalsın)

keep_change

To keep a promise (Sözünü tutmak)

To keep a secret (Sır tutmak)

To keep an appointment (Söylenen yere gelmek)

To keep calm (Sakin olmak)

To keep in touch (Hatta kalmak)

To keep quiet (Sessiz olmak)

To keep someone’s place (Biri için yer tutmak)

9. To Save Fiilini İçeren İfadeler

To save someone the trouble (or bother) (Anlamsız, hoş olmayan bir şey yapmaktan kurtulmak v.s.)

To save electricity (Elektriği tasarruf etmek)

To save energy (Tasarruf etmek, enerjiyi korumak)

To save money (Parayı tasarruf etmek)

To save a seat for someone (Yer tutmak, birine yer tutmak)

To save someone’s life (Birinin hayatını korumak)

To save something to a disk (Bir şeyi CD’ye kaydetmek)

To save time (Zamanı tasarruf etmek)

10. To Go Fiilini İçeren İfadeler

To go bald (Tepesi açılmak)

To go abroad (Yurtdışına gitmek)

To go astray (Yolu kaybetmek)

To go bad (Bozulmak, bayatlamak)

To go bankrupt (İflas etmek)

To go blind (Kör olmak)

To go crazy (Çıldırmak)

To go fishing (Balığa çıkmak)

To go mad (Kafayı yemek)

To go missing (Habersiz kaybolmak)

To go online (On-line olmak)

To go out of business (İflas etmek)

To go overseas (Yurtdışına çıkmak)

To go quiet (Sakinleşmek)

To go sailing (Yelken altında gitmek)

To go to war (Savaşa gitmek)

11. To Come Fiilini İçeren Kalıplaşmış İfadeler

To come under attack (Ateşe tutulmak, saldırıya uğramak)

To come close (Yaklaşmak)

To come direct (Düz geçmek)

Come early (Erkenden gelmek)

To come first (Birinci olarak gelmek)

To come into view (Aniden ortaya çıkmak, gözün önüne gelmek)

To come last (Son kez gelmek)

To come late (Geç kalmak)

To come on time (Zamanında gelmek)

To come prepared (Hazırlıklı gelmek)

To come right back (Geri dönmek)

To come to a decision (Karara varmak)

To come to an agreement (Mutabakata varmak)

To come to an end (Sona yaklaşmak)

To come to a standstill (Çıkmazda olmak)

12. To Get Fiilini İçeren İngilizce Kalıplaşmış İfadeler

To get the sack (İşten atılmak)

To get a life (Deyim: sıkıcı kimsenin daha ilginç şeyleri yapması istendiğinde kendisine söylenir)

To get a job (İş bulmak)

To get a shock (Şokta olmak)

To get angry (Kızmak)

To get divorced (Boşanmak)

To get drunk (Sarhoş olmak)

To get frightened (Korkmak)

To get home (Eve varmak)

To get lost (Kaybolmak, yolu kaybetmek. Eğer birine hitaben söyleniyorsa ‘Kaybol!’ anlamına gelir)

To get married (Evlenmek)

To get permission (İzin almak)

To get ready (Hazırlanmak)

keep-calm-and-get-ready-to-party

To get started (Başlamak)

To get the impression (Etkilenmek)

To get upset (Üzülmek)

To get wet (Islanmak)

To get worried (Endişelenmek)

13. Time Sözcüğünü İçeren İfadeler

Bang on time (Tam zamanında)

Dead on time (Bir öncekisine benzer: zamanında, dakika dakikasına)

Free time (Boş zaman)

Great deal of time (Bol zaman)

To make time for (…için zaman ayırmak)

Right on time (Tam zamanında)

Run out of time (Tüm zamanı harcamak, yetiştirememek)

Time goes by (Zaman gider, geçer, akar)

madonna

Time passes (Zaman geçiyor)

Waste time (Zaman harcamak)

14. Toplu İfadeler

a ball of string (bir yumak ip)

a bar of chocolate (bir paket çikolata)

a bottle of water (Bir şişe su)

a bunch of carrots (Bir demet havuç)

a cube of sugar (bir küp şeker)

a pack of cards (Bir deste kağıt)

a pad of paper (Not defteri)

Deyimler kaynağı: englishclub.com

İngilizce Deyimler Sözlüğü

Oh, yeterince hatırı sayılır bir liste oluştu, değil mi? Ama daha bitmedi. Ayrıntılı açıklaması ve örnekleri olan daha fazla deyim bu linki tıklayarak bulursun. Oradaki her şey İngilizce fakat Lingualeo’dan tarayıcı uzantısı sana yardımcı olur.

Şimdi daha önce bahsettiğimiz sözlüklere geçelim. Şahane İngilizce deyimler sözlüğü – Oxford Collocations Dictionary. İşleyişi şöyle: şuanda öğrendiğin kelimeyi açıyorsun ve onunla birleşen isimler, fiiller, sıfatlar, toplu sözcüklerin v.s. listelerine bakıyorsun.

Collocations_dictionary

Kelimenin kontekstini bulabileceğin bir kaynak daha, bu da İngilizceden İngilizceye Cambridge Dictionary, Oxford Dictionary, Oxford Learner’s Dictionaries on-line sözlükleri. Arama motoruna sözcüğü yazıyorsun ve anlamının yanında bir sürü kullanım örneklerini buluyorsun. Hemen hangi dilsel kategorilerle, yani isim, sıfat, fiil, edat, artikel v.s. birlikte kullanıldığı da ortaya çıkıyor.

Sonuçlar Ve Bir İki Tavsiye

  1. Sadece tek tek kelimeleri değil ana dili olan insanlar tarafından kullanılan deyimleri de öğren. Kalıplaşmış ifadeleri bir bütün olarak ezberle ve algıla.
  2. Aramak için özel deyimler sözlüğünü kullan veya İngilizceden İngilizceye sözlüklerde kelimenin kullanıldığı kontekste bak. Bunu ezberlediğin her yeni kelimeyle ilgili yapman gerekmekte!
  3. İngilizce parçaları okuduğun, filmleri izlediğin, şarkıları dinlediğin zaman orada duyduğun ifadeleri de not et.
  4. İngilizcedeki kalıplaşmış ifadeler farklı şekillerde de ezberlenebilir. Örneğin, konulara göre (yiyecek, zaman, iş v.s.) veya yazımızda olduğu gibi anahtar kelimeye göre. Eğer konu olarak aklında tutmak daha rahat geliyorsa örneklerimizi alıp onları konu olarak gruplandır.
  5. Belli bir konuda İngilizce metin veya hikaye yazıyorsan bu konuyla ilgili İngilizce olan yazıları bul. Orada hangi ifadelerin (sıkça aynı ifadeler olur) kullanıldığına bak. Bulduysan cesurca kullan çünkü ana dili olanlar bu konuda konuşurken tam da böyle söyler.